Sinema Haberleri

Mortal Kombat

Mortal Kombat, Sinema ve dizi takipçileri için Mortal Kombat konusunu ele aldık.. Yazımızda Mortal Kombat ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Mortal Kombat

Hollywood’un yüksek bütçeli yapımlarda riski minimuma indirmek için hâlihazırda bir kitlesi olan, bir franchise ile ilişkili işlere öncelik vermesi son senelerda sayısız devam filmi ve yeniden çevrim doğururken, tamamen ticari endişelarla hayata geçirilen onlarca uyarlamanın da önünü açtı. Bir sonraki Marvel’ı bulmak, gişede para basacak yeni bir film serisi yaratmak adına düşüncesi mülkiyetler içinde bir “altına hücum” başlarken, tabi ki video oyunları da bundan nasibini aldı. Sonuçta ortaya Hitman, Need for Speed, Warcraft, Assassin’s Creed gibi bir dizi hayal kırıklığı çıksa da bu durum Hollywood’un video oyunu uyarlamalarından vazgeçmesi için yeterli olmadı. Sonuçta bir sonraki Marvel belki de hemen köşe başındaydı. Hollywood stüdyolarının filmlere patlama yapacak bir sonraki start-up’ı arayan yatırımcılar gibi yaklaşması, tamamen ticari endişeların yön verdiği bir sinema doğurdu. 23 Nisan’da HBO Max’te yayına giren yeni Mortal Kombat filmi de işte tam anlamıyla bu ticari sinemanın eseri. Çünkü kendisinden önce gelen iki live-action Mortal Kombat filmi gibi bu yeni uyarlamayı izlerken de, stüdyonun kâr etme amacı dışında bu filmin varlığını haklı çıkaracak bir neden bulmak epey güç. Reklam dünyasından gelen ve bu filmle ilk uzun soluklusına imza atan Simon McQuoid’in yönettiği Mortal Kombat, 1617 senesinde Japonya’da açılıyor. Sonradan oyunlardan tanıdığımız Scorpion ve Sub-Zero karakterlerine dönüşecek iki savaşçının yüz yüze geldiği bu açılış sekansı, en azından estetik olarak değişik bir şey deneyen bir Mortal Kombat uyarlamasının bizi beklediği yönünde bir algı yaratıyor -nitekim bu açılış sahnesi filmin çıkışına günler kala YouTube’a yüklendiğinde de birden fazla kişide bu yönde bir izlenim yaratmıştı. Lakin açılış sekansı geride kalıp da filmin asıl hikâyesi başladığında göze çarpıyor ki estetik olarak değişik bir şey denemek bir yana dursun, gerek hikâyesi gerek diyaloglarıyla 90’lardaki versiyonlarını bile aratacak bir uyarlama var karşımızda. Bütününe incelediğimizde anlıyoruz ki filmi “satmak” için de başarıyla kullanılan bu açılış sahnesi, aslında video oyunlarında kullanılan ve oyunun kendisinden değişik bir yerde duran açılış kliplerinden fazla da farklı değil. Çoğunlukla asıl “ürünü” doğru biçimde yansıtmayan, yanıltıcı bir reklam. ***Yazının bundan sonraki bölümü Mortal Kombat ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.*** Mortal Kombat: Ticari Sinemanın Eseri En büyük alametifarikası kanlı öldürme metotları olan bir dövüş oyunu olarak Mortal Kombat zaten daha en başından sinemaya uyarlamak için zengin bir materyal sunmuyor. Lakin Simon McQuoid ve senarist ekibi eldeki kısıtlı malzemeyi de verimli biçimde kullanamıyor. Scorpion ve Sub-Zero içindeki kan davasının açılış sahnesinden sonra büyük ölçüde kenara atılmadığı ve açılış sekansının estetiğinin film boyunca korunduğu paralel bir evrende, en azından vasata yakın bir Mortal Kombat filmi izleyebilirdik aslında. Lakin Scorpion kişiliği filmin büyük bölümünde kenara atılıyor -ki bu kararla birlikte oyuncu ekibinde bulunanki belki de en büyük değer olan Hiroyuki Sanada da arka plana atılmış oluyor. Bunun yerine, film için yaratılmış yeni bir karakter olan Cole Young (Lewis Tan) hikâyenin merkezine yerleştiriliyor. Dünya’nın kaderini tayin edecek kanlı bir turnuvada Dünya’yı temsil edecek dövüşçülerden biri olarak seçildiğini öğrenen Cole ile birlikte seyirci de Mortal Kombat evreninin içine çekiliyor. Ne var ki film, odaklandığı bu dünyanın mitolojisini bir kenara bırakıyor ve bilinmesi gerekenleri bi hayli hızlıca açıklayıp kanlı dövüş sahnelerine geçmeyi tercih ediyor. Bu uğurda filme adını veren turnuvayı da gözden çıkarıyor…
Mortal Kombat
Mortal Kombat
2021-04-27
Erhan Tan

Yazar Puanı

Puan – 20%

20

20%

Dövüş sahnelerinde koreografinin ve yönetmenliğin eksiklerini kapatmak için her üç saniyede bir kesme yapılan kurgusuyla Mortal Kombat, bir “dövüş filmi” olarak da sınıfta kalıyor.

Kullanıcı Puanları: 2.22( 15 oy)

20

Hollywood’un yüksek bütçeli yapımlarda riski minimuma indirmek için hâlihazırda bir kitlesi olan, bir franchise ile ilişkili işlere öncelik vermesi son senelerda sayısız devam filmi ve yeniden çevrim doğururken, tamamen ticari endişelarla hayata geçirilen onlarca uyarlamanın da önünü açtı. Bir sonraki Marvel’ı bulmak, gişede para basacak yeni bir film serisi yaratmak adına düşüncesi mülkiyetler içinde bir “altına hücum” başlarken, tabi ki video oyunları da bundan nasibini aldı. Sonuçta ortaya Hitman, Need for Speed, Warcraft, Assassin’s Creed gibi bir dizi hayal kırıklığı çıksa da bu durum Hollywood’un video oyunu uyarlamalarından vazgeçmesi için yeterli olmadı. Sonuçta bir sonraki Marvel belki de hemen köşe başındaydı. Hollywood stüdyolarının filmlere patlama yapacak bir sonraki start-up‘ı arayan yatırımcılar gibi yaklaşması, tamamen ticari endişeların yön verdiği bir sinema doğurdu. 23 Nisan’da HBO Max‘te yayına giren yeni Mortal Kombat filmi de işte tam anlamıyla bu ticari sinemanın eseri. Çünkü kendisinden önce gelen iki live-action Mortal Kombat filmi gibi bu yeni uyarlamayı izlerken de, stüdyonun kâr etme amacı dışında bu filmin varlığını haklı çıkaracak bir neden bulmak epey güç.

Reklam dünyasından gelen ve bu filmle ilk uzun soluklusına imza atan Simon McQuoid’in yönettiği Mortal Kombat, 1617 senesinde Japonya’da açılıyor. Sonradan oyunlardan tanıdığımız Scorpion ve Sub-Zero karakterlerine dönüşecek iki savaşçının yüz yüze geldiği bu açılış sekansı, en azından estetik olarak değişik bir şey deneyen bir Mortal Kombat uyarlamasının bizi beklediği yönünde bir algı yaratıyor -nitekim bu açılış sahnesi filmin çıkışına günler kala YouTube’a yüklendiğinde de birden fazla kişide bu yönde bir izlenim yaratmıştı. Lakin açılış sekansı geride kalıp da filmin asıl hikâyesi başladığında göze çarpıyor ki estetik olarak değişik bir şey denemek bir yana dursun, gerek hikâyesi gerek diyaloglarıyla 90’lardaki versiyonlarını bile aratacak bir uyarlama var karşımızda. Bütününe incelediğimizde anlıyoruz ki filmi “satmak” için de başarıyla kullanılan bu açılış sahnesi, aslında video oyunlarında kullanılan ve oyunun kendisinden değişik bir yerde duran açılış kliplerinden fazla da farklı değil. Çoğunlukla asıl “ürünü” doğru biçimde yansıtmayan, yanıltıcı bir reklam.

***Yazının bundan sonraki bölümü Mortal Kombat ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Mortal Kombat: Ticari Sinemanın Eseri

En büyük alametifarikası kanlı öldürme metotları olan bir dövüş oyunu olarak Mortal Kombat zaten daha en başından sinemaya uyarlamak için zengin bir materyal sunmuyor. Lakin Simon McQuoid ve senarist ekibi eldeki kısıtlı malzemeyi de verimli biçimde kullanamıyor. Scorpion ve Sub-Zero içindeki kan davasının açılış sahnesinden sonra büyük ölçüde kenara atılmadığı ve açılış sekansının estetiğinin film boyunca korunduğu paralel bir evrende, en azından vasata yakın bir Mortal Kombat filmi izleyebilirdik aslında. Lakin Scorpion kişiliği filmin büyük bölümünde kenara atılıyor -ki bu kararla birlikte oyuncu ekibinde bulunanki belki de en büyük değer olan Hiroyuki Sanada da arka plana atılmış oluyor. Bunun yerine, film için yaratılmış yeni bir karakter olan Cole Young (Lewis Tan) hikâyenin merkezine yerleştiriliyor. Dünya’nın kaderini tayin edecek kanlı bir turnuvada Dünya’yı temsil edecek dövüşçülerden biri olarak seçildiğini öğrenen Cole ile birlikte seyirci de Mortal Kombat evreninin içine çekiliyor. Ne var ki film, odaklandığı bu dünyanın mitolojisini bir kenara bırakıyor ve bilinmesi gerekenleri bi hayli hızlıca açıklayıp kanlı dövüş sahnelerine geçmeyi tercih ediyor. Bu uğurda filme adını veren turnuvayı da gözden çıkarıyor üstelik. Oyun mekaniği içinde işleyen ama sinemaya uyarlaması zor olan bu turnuvayı hikâyeye bir biçimde dâhil etmek için çözüm aramak yerine, turnuvayı es geçip öncesinde yaşananlara odaklanmayı tercih ediyor. Bu kararın oyun dünyasından aşina olduğumuz Sub-Zero ve Goro gibi bazı karakterleri gerçek dünyayla etkileşim kurarken görmemize vesile olması, filmin belki de tek ilgi çekici yanını görülmektedirıyor. Mortal Kombat turnuvasının olmadığı bu Mortal Kombat filmi, oyunun takipçilerini ise video oyunlarına yapılan çeşitli göndermelerle ve kanlı ölümlerin metalaştırıldığı “fatality“lerle tatmin etmeye çalışıyor.

Bir an önce kanlı dövüş sahnelerine geçmek için izlemeye değer bir hikâye kurmaktan feragat eden filmin en büyük günahı da bu noktada kendisini gösteriyor. Çünkü dövüş sahnelerine bel bağlanan bir Mortal Kombat filminde hikâyenin zayıf kalması bir noktaya kadar anlaşılabilir olsa da, dövüş sahnelerinin de bu kadar kötü çekilmiş ve kurgulanmış olması kolay kolay açıklanabilecek türden değil. Dövüş sahnelerinde koreografinin ve yönetmenliğin eksiklerini kapatmak için her üç saniyede bir kesme yapılan kurgusuyla Mortal Kombat, bir “dövüş filmi” olarak da sınıfta kalıyor.

Mortal Kombat filminin problemlerinin temelinde yönetmenin tercihleri değil, stüdyonun yönetmen tercihi ve bu projenin daha en başından ele alınma şekli yatıyor. Yapısı gereği sinemaya uyarlanmaya çok da uygun olmayan Mortal Kombat’a yeni bir yorum getirip sinemaya gerçek anlamda çevirecek, kendi vizyonunu ortaya koyarak materyali sinemaya uygun biçimde yeniden yorumlayacak bir yönetmen ve senarist ekibiyle anlaşılmadığı gibi, dövüş sahnelerinde ustalık sergileyen bir ekipten de söz etmek olabilecek değil. Oysa son senelerda öte yandan The Raid ve Dredd gibi filmler, öte yandan da eski dublör koordinatörlerinin elinden çıkmış John Wick, Extinction gibi işler gösterdi ki aksiyon sahnelerinin tasarlanması ve dövüş koreografileri hususunda ustaca bir iş ortaya koyulduğunda, hikâye zayıf kalsa bile en azından belli bir standardı yakalayan filmler görülmektedirmak olabilecek.

Bugüne kadar seyrettiğimiz birbirinden beter video oyunu uyarlamalarına Mortal Kombat’ı da ekledikten sonra “Video oyunlarından iyi film veya dizi çıkmaz.” şeklinde genel bir kanıya varmamın önünde şu anda yalnızca Beanpole, Border ve Quo Vadis, Aida? filmlerinin yönetmenlerinin bir araya gelip bir The Last of Us dizisi çekiyor olması duruyor. Ne var ki önümüzdeki senelerda Mortal Kombat benzeri daha birden fazla video oyunu uyarlaması göreceğiz gibi duruyor. Nitekim bu filmin de yeni bir serinin ilk parçası olmayı hedeflediği aşikâr. Hatta gişede yakalanan başarıya bağlı olarak bir Mortal Kombat sinematik evreni bile yaratılabilir. Bu filmi görülmektediran anlayış, bir Mortal Kombat sinematik evrenini de bize çok görmeyecektir.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu