Sinema Haberleri

Kent Kovboyu – Concrete Cowboy

Kent Kovboyu – Concrete Cowboy, Sinema ve dizi takipçileri için Kent Kovboyu – Concrete Cowboy konusunu ele aldık.. Yazımızda Kent Kovboyu – Concrete Cowboy ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Kent Kovboyu – Concrete Cowboy

Kovboyların vahşi Batı yaşamındaki yaşamını ve daha da mühimsi beyaz erkeklerin kanunlardaki üstünlüğünü, ülkeyi yerlilere karşı koruyarak güvenliği sağladıkları düşüncesini en romantik hâliyle sunan western türü, Idris Elba’nın başrolünde olduğu Concrete Cowboy filminde değişik bir bakış açısıyla ele alınıyor. Film, özellikle Amerikalı beyaz erkekleri ön plana çıkaran bu türün ve bu hikâyeleri seyirciyle buluştururken Hollywood’un göz ardı ettiği siyah kovboylara odaklanacağı fikriyle başlıyor. Lakin ilk etapta işlemeyi vadettiği bu mühim hikâye noktasını, gidişat esnasında unutuyor. Dünya prömiyerini 2020 Toronto Film Festivali’nde yapan film, merkezine aldığı, Stranger Things dizisinden tanıdığımız Caleb McLaughlin’in oynadığı Cole’u tanıtarak başlıyor. Cole, okuduğu okulda sürekli olarak kavgalara karışıyor ve problem yaratıyor. Bunun üzerine onunla tek başına başa çıkamayacağını düşünen annesi, Cole’u ve birkaç parça eşyasını içeren çöp poşetlerini Idris Elba’nın oynadığı babası Harp’ın kapısına bırakıyor. Detroit’te şehir içinde sürdüği yaşantısından alınıp aniden Philedelphia’nın kuzeyinde, kovboyların çoğunlukta olduğu Fletcher Street’in ufak bir bölgesine bırakılınca Cole, büyümek zorunda kalıyor. Yönetmen Ricky Sraub’un ilk uzun soluklu filmi Concrete Cowboy’un Greg Neri’nin Ghetto Cowboy isimli hikayesinden bir araya getirilen arka planında, siyahların Hollywood yapımı western filmlerinde göz ardı edilmesi, Fletcher Street’teki kovboy topluluğunun bölgeyi kentsel dönüşüme sokmak isteyen beyazların karşısında yaşadıkları sıkıntıları sunmayı vadeden hikâyesi, anlatı hususunda yapılan tercihler sebebiyle beklentileri karşılayamıyor. Concrete Cowboy: Western Türünün Beyaz Dünyasında Yok Sayılanlar Idris Elba ve Caleb McLaughlin’e Philedelphia’da yaşayan Fleecher Street kovboy topluluğunun gerçek üyelerinin eşlik ettiği film, aslında mühim konulara değinmek üzere yola çıkıyor ve daha da mühimsi anlatısını tamamıyla tarihi hemen hemen 19. yüzyıla kadar dayanan bir türün bugüne dek gündeme getirilmek istenmeyen, filmlerde işlenmeyen bir eksikliği üzerine kuruyor. Böylelikle, Quentin Tarantino’nun 2012 yapımı filmi Django Unchained gibi yapımlar dışında hemen hemen tamamıyla beyaz kovboyların egemenliği altında olan türe, Philedelphialı Fleecher Street Riders Club üyelerinin gerçek hikâyesinden esinlenen Concrete Cowboy aracılığıyla yeni bir bakış açısı sunuluyor. Bu anlamda mühim bir tavra sahip olan hikâye, Hollywood’un çözüme ulaştırmak için geç kaldığı en mühim sorunlardan birisi olan temsiliyet ve ırk eşitsizliğine aslında bi hayli doğru bir yerden gözleri üstüne topluyor. Cinsiyet eşitliği hususunda zaten bi hayli problemli olan western türü, nihayet, kahramanlıklar, erkekliklerinden gelen bilek kuvveti ve yine erkek olmaktan gelen cesaretle değil, göz ardı ettikleriyle gündeme geliyor. Başlangıçta verilen bu koskoca bir tarihi, Hollywood çerçevesine sığdırabilmek adına beyazların egemenliğinde olacak biçimde şekillendirerek sunan türün göz ardı ettiklerini gün yüzüne çıkaracağı önerisi ise, hikâyenin devamında Cole ve Harp karakterlerinin ardında kalıyor. Film, en başında sunduğu fikirleri bir yana koyup Cole’un gençlikten yetişkinliğe adım atma yolunda yaşadığı problemlere, babasıyla ve geçmişte ardında bırakmak durumunda kaldığı çocukluk arkadaşıyla olan ilişkisine yöneldiği andan bu yana önlenemeyen bir düşüşe geçiyor. Yönetmen Staub, film başladıktan kısa bir süre sonra, en başta sunduğu yenilikçi bakış açısını bir kenara bırakarak Cole ve Harp’a yöneliyor. Alınan bu kararla, karakterlerini yüzeysel bir biçimde ele alan film, dramatik anlamda hiçbir zaman hedeflenen noktaya erişemiyor. Cole’un duygusal anlamda yaşadığı çatışmanın derinliklerine hiçbir zaman inilmediği için karakter olarak Cole’u bile tam anlamıyla tanıma fırsatımız olmuyor. Karakterin Moonlight filminde de rol alan Jharrell Jarome aracılığıyla canlandırılan çocukluk arkadaşı Smush’la suç dünyasına yaptığı giriş ve bu mücadele de yine derinlikten uzak, klişe metotlarla sunuluyor. Staub ve…
Kent Kovboyu – Concrete Cowboy
Kent Kovboyu – Concrete Cowboy
2021-04-03
Zeynep Pınar Uçar

Yazar Puanı

Puan – 50%

50

50%

Özellikle Amerikalı beyaz erkekleri ön plana çıkaran bu türde Hollywood aracılığıyla göz ardı edilen siyah kovboylara odaklanma fikriyle başlayan film, bunu bir kenara iterek baba oğul hikâyesine yöneldiği andan bu yana önlenemez bir düşüşe geçiyor.

Kullanıcı Puanları: 4.06( 4 oy)

50

Kovboyların vahşi Batı yaşamındaki yaşamını ve daha da mühimsi beyaz erkeklerin kanunlardaki üstünlüğünü, ülkeyi yerlilere karşı koruyarak güvenliği sağladıkları düşüncesini en romantik hâliyle sunan western türü, Idris Elba’nın başrolünde olduğu Concrete Cowboy filminde değişik bir bakış açısıyla ele alınıyor. Film, özellikle Amerikalı beyaz erkekleri ön plana çıkaran bu türün ve bu hikâyeleri seyirciyle buluştururken Hollywood’un göz ardı ettiği siyah kovboylara odaklanacağı fikriyle başlıyor. Lakin ilk etapta işlemeyi vadettiği bu mühim hikâye noktasını, gidişat esnasında unutuyor.

Dünya prömiyerini 2020 Toronto Film Festivali’nde yapan film, merkezine aldığı, Stranger Things dizisinden tanıdığımız Caleb McLaughlin’in oynadığı Cole’u tanıtarak başlıyor. Cole, okuduğu okulda sürekli olarak kavgalara karışıyor ve problem yaratıyor. Bunun üzerine onunla tek başına başa çıkamayacağını düşünen annesi, Cole’u ve birkaç parça eşyasını içeren çöp poşetlerini Idris Elba’nın oynadığı babası Harp’ın kapısına bırakıyor. Detroit’te şehir içinde sürdüği yaşantısından alınıp aniden Philedelphia’nın kuzeyinde, kovboyların çoğunlukta olduğu Fletcher Street’in ufak bir bölgesine bırakılınca Cole, büyümek zorunda kalıyor. Yönetmen Ricky Sraub’un ilk uzun soluklu filmi Concrete Cowboy’un Greg Neri’nin Ghetto Cowboy isimli hikayesinden bir araya getirilen arka planında, siyahların Hollywood yapımı western filmlerinde göz ardı edilmesi, Fletcher Street’teki kovboy topluluğunun bölgeyi kentsel dönüşüme sokmak isteyen beyazların karşısında yaşadıkları sıkıntıları sunmayı vadeden hikâyesi, anlatı hususunda yapılan tercihler sebebiyle beklentileri karşılayamıyor.

Concrete Cowboy: Western Türünün Beyaz Dünyasında Yok Sayılanlar

Idris Elba ve Caleb McLaughlin’e Philedelphia’da yaşayan Fleecher Street kovboy topluluğunun gerçek üyelerinin eşlik ettiği film, aslında mühim konulara değinmek üzere yola çıkıyor ve daha da mühimsi anlatısını tamamıyla tarihi hemen hemen 19. yüzyıla kadar dayanan bir türün bugüne dek gündeme getirilmek istenmeyen, filmlerde işlenmeyen bir eksikliği üzerine kuruyor. Böylelikle, Quentin Tarantino’nun 2012 yapımı filmi Django Unchained gibi yapımlar dışında hemen hemen tamamıyla beyaz kovboyların egemenliği altında olan türe, Philedelphialı Fleecher Street Riders Club üyelerinin gerçek hikâyesinden esinlenen Concrete Cowboy aracılığıyla yeni bir bakış açısı sunuluyor. Bu anlamda mühim bir tavra sahip olan hikâye, Hollywood’un çözüme ulaştırmak için geç kaldığı en mühim sorunlardan birisi olan temsiliyet ve ırk eşitsizliğine aslında bi hayli doğru bir yerden gözleri üstüne topluyor. Cinsiyet eşitliği hususunda zaten bi hayli problemli olan western türü, nihayet, kahramanlıklar, erkekliklerinden gelen bilek kuvveti ve yine erkek olmaktan gelen cesaretle değil, göz ardı ettikleriyle gündeme geliyor. Başlangıçta verilen bu koskoca bir tarihi, Hollywood çerçevesine sığdırabilmek adına beyazların egemenliğinde olacak biçimde şekillendirerek sunan türün göz ardı ettiklerini gün yüzüne çıkaracağı önerisi ise, hikâyenin devamında Cole ve Harp karakterlerinin ardında kalıyor.

Film, en başında sunduğu fikirleri bir yana koyup Cole’un gençlikten yetişkinliğe adım atma yolunda yaşadığı problemlere, babasıyla ve geçmişte ardında bırakmak durumunda kaldığı çocukluk arkadaşıyla olan ilişkisine yöneldiği andan bu yana önlenemeyen bir düşüşe geçiyor. Yönetmen Staub, film başladıktan kısa bir süre sonra, en başta sunduğu yenilikçi bakış açısını bir kenara bırakarak Cole ve Harp’a yöneliyor. Alınan bu kararla, karakterlerini yüzeysel bir biçimde ele alan film, dramatik anlamda hiçbir zaman hedeflenen noktaya erişemiyor. Cole’un duygusal anlamda yaşadığı çatışmanın derinliklerine hiçbir zaman inilmediği için karakter olarak Cole’u bile tam anlamıyla tanıma fırsatımız olmuyor. Karakterin Moonlight filminde de rol alan Jharrell Jarome aracılığıyla canlandırılan çocukluk arkadaşı Smush’la suç dünyasına yaptığı giriş ve bu mücadele de yine derinlikten uzak, klişe metotlarla sunuluyor. Staub ve Dan Walser’ın kaleme aldığı hikâye, bu anlatıyla Philedelphia’nın belirli bölgelerindeki hakimiyetini sürdüren gangster kültürüne de giriş yapabilecekken bu düşüncesi yalnızca iyi ve kötü içindeki savaşla sınırlı tutuyor. Idris Elba’nın deli dolu geçen gençliğinde yaptığı hatalar sebebiyle oğlunu ihmal eden, şimdi ise aralarındaki ilişkiyi sert kimliğine uygun biçimde onarmaya çabalayan baba rolü ise yine klişelerden kaçamıyor. Günün sonunda Concrete Cowboy, bütün karakterlerin ve hatta hikâyede bulunan atların bile kendilerine özgü bir özgürlük mücadelesi verdiği hikâyesini olabilecek en yüzeysel biçimde anlatıyor.

Başlangıçta sunduğu enteresan fikirleri bir kenara iten film, hikâyesinde hiçbir zaman hedeflediği duygusal yoğunluğu yakalayamıyor. Sinematografisiyle farklı zamanlarda kuvvetli anlar sunmayı başaran Concrete Cowboy’dan geriye kalan ise, yakınından geçse de yakalayamadığı etkileyici fikirlerin yarattığı hızlı sönen heyecan, yenilikçi bir bakış açısı ve arka planda kalan ilgi çekici anlatılar oluyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu