Sinema Haberleri

Geçen Yaz

Geçen Yaz, Sinema ve dizi takipçileri için Geçen Yaz konusunu ele aldık.. Yazımızda Geçen Yaz ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Geçen Yaz

Geçen Yaz, bizleri halen dünyanın cep telefonlarımıza sığamadığı 90’lı senelera ve daha da mühimsi o senelerda geçen bir yaza davet ediyor. Çocukluktan yetişkinliğe adım attığı o yaz boyunca peşine takıldığımız Deniz ile hafif, keyifli bir tatil geçirmemizi sağlıyor. Lakin hikâye hiçbir zaman nostaljik anılarla karışık hafif bir yaz esintisinden öteye gitmiyor; yan karakterler ise cinsel uyanışını yaşayan bir gencin bakış yönünden sıyrılmıyor. Silsile, Annemin Yarası, Aile Arasında, Yarına Tek Bilet gibi yapımlara imza atan Ozan Açıktan’ın yönettiği ve konusunu Sami Berat Marçali ile birlikte kaleme aldığı Geçen Yaz’da Deniz, anladığımız kadarıyla her sene olduğu gibi yine yazı geçirmek için ailesiyle yazlıklarına gidiyor. Çocukluğundan beri birlikte büyüdüğü arkadaş grubuyla yeniden bir araya geliyor ve birlikte keyifli bir yaz geçiriyor. Lakin bu yazın bir farkı var. Fatih Şahin’in oynadığı Deniz, çocukluktan ergenliğe adım attığı bu sürede ablası Ebru (Aslıhan Malbora)’nun arkadaşı Aslı (Ece Çeşmioğlu)’ya beslediği hislerin farkına varıyor. Aslı ise Deniz’i kardeşi gibi görüyor. Bütün bir yaz boyunca Aslı’ya büyüdüğünü ispatlama çabası içerisine giren Deniz’in savaşını izlerken, büyümenin etkisiyle grup içinde değişen enerjiklere de şahit oluyoruz. Tüm bunları izlerken, anılarda yolculuk yapıyor, keyifli bir yaz tatili yaşıyoruz belki ama bu tatlı yolculukta hep beklediğimiz, kendisini farklı kılacak dönüşü hiçbir zaman almıyor film. ***Yazının bundan sonraki bölümü Geçen Yaz ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.*** Geçen Yaz: Nostaljik Bir Yaz Esintisi Herkesin üzerinden seneler geçse de anlatmaya doyamadığı, arada bir bir kokunun tetiklediği arada bir de bir arkadaşa rastlayınca anımsamaktan hiç vazgeçmediği bazı anıları mevcuttur. Tam da bu anılardan birini ekrana taşıyan Geçen Yaz, aslında niyetini her hâliyle belli ediyor. Yazlığa giden yolda başlayan film, hikâyenin odaklandığı macera biterken, yani yazlıktan gerçek yaşamın sorumluluklarına geri dönerken son buluyor. Kendisine odaklanmak üzere herkesin yaşamı boyunca yüzünde bir gülümsemeyle anımsayacağı bir dönemi seçen film, o dönemi aynı anılarımızdaki gibi canlandırıyor. Çocukluk arkadaşlıklarını, parıldayan güneşi, kumsalı, denizi, yaz aşklarını, ilk aşkları, kısacası her şeyi hatırlamak istediğimiz gibi sunuyor. Bu arkadaşlar, halen sosyal platformda var olmak, beğeni toplamak için anın keyfini çıkarmayı bir yana koymamış ve yaşamın akışı içinde başka yönlere savrulmamışken yaz tatilini geçirmek üzere buluşuyor. Film, hadiseleri ergenlik dönemine girmiş, yetişkin olmaya başlayan Deniz’in bakış yönünden göz önüne seriyor. Deniz, ablası ve onun arkadaş grubuyla vakit geçirerek kendisini yetişkin gibi hissetmek istiyor ve hatta grubun ana üyelerinden Aslı’ya aşık oluyor. İnsanın damağında tatlı bir his bırakan film, aslında anlatmak için kendisine hem çok güvenli hem de çok tehlikeli bir hikâye seçiyor. Zira insan, anımsamaktan bu kadar keyif aldığı bu dönemi anlatmaktan yorulmadığı gibi üzerine hikâyeler yazmaktan da bir türlü bıkmıyor. Hâl böyle olunca bu sıcak fakat tanıdık hikâye, benzerlerinden sıyrılmak için değişik bir dokunuşa ihtiyaç duyuyor. Sinematografisiyle öne çıkan film içtenyetini yakalamasını sağlayan diyalogları ve Deniz’in bakış açısını tüm nahifliğiyle, çıplaklığıyla konu alıyor olmasıyla kendine özgü bir ton yakalıyor ve böyle anlarla hayat buluyor. Lakin hikâye boyunca hadiselerin gidişatı daima tahmin ettiğimiz yolda ilerliyor, hatta Deniz’in Aslı’ya yeni tanımaya başladığı cinsel arzularıyla baktığı bu anlar bile tekrara düşüyor. Bu tahmin edilebilirlik filmin özellikle başlarında içtenyetini ve komedisini destekliyor fakat hikâye ilerledikçe seyirci olarak yeni bir şey aramaya başlıyoruz.…
Geçen Yaz
Geçen Yaz
2021-07-09
Zeynep Pınar Uçar

Yazar Puanı

PUAN – 55%

55

55%

Geçen Yaz, her insanın yaşamında yaşanan, ilerleyen zaman içinde de anımsandıkça -yüzünde- bir tebessüm yaratan kıymetli bir dönemi odağına alıyor. Anıların tüm sıcaklığını ve içtenyetini hissettiren film, akıllarda köşeleri yontulmuş bir hayal olarak yer ediniyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!

55

Geçen Yaz, bizleri halen dünyanın cep telefonlarımıza sığamadığı 90’lı senelera ve daha da mühimsi o senelerda geçen bir yaza davet ediyor. Çocukluktan yetişkinliğe adım attığı o yaz boyunca peşine takıldığımız Deniz ile hafif, keyifli bir tatil geçirmemizi sağlıyor. Lakin hikâye hiçbir zaman nostaljik anılarla karışık hafif bir yaz esintisinden öteye gitmiyor; yan karakterler ise cinsel uyanışını yaşayan bir gencin bakış yönünden sıyrılmıyor.

Silsile, Annemin Yarası, Aile Arasında, Yarına Tek Bilet gibi yapımlara imza atan Ozan Açıktan’ın yönettiği ve konusunu Sami Berat Marçali ile birlikte kaleme aldığı Geçen Yaz’da Deniz, anladığımız kadarıyla her sene olduğu gibi yine yazı geçirmek için ailesiyle yazlıklarına gidiyor. Çocukluğundan beri birlikte büyüdüğü arkadaş grubuyla yeniden bir araya geliyor ve birlikte keyifli bir yaz geçiriyor. Lakin bu yazın bir farkı var. Fatih Şahin’in oynadığı Deniz, çocukluktan ergenliğe adım attığı bu sürede ablası Ebru (Aslıhan Malbora)’nun arkadaşı Aslı (Ece Çeşmioğlu)’ya beslediği hislerin farkına varıyor. Aslı ise Deniz’i kardeşi gibi görüyor. Bütün bir yaz boyunca Aslı’ya büyüdüğünü ispatlama çabası içerisine giren Deniz’in savaşını izlerken, büyümenin etkisiyle grup içinde değişen enerjiklere de şahit oluyoruz. Tüm bunları izlerken, anılarda yolculuk yapıyor, keyifli bir yaz tatili yaşıyoruz belki ama bu tatlı yolculukta hep beklediğimiz, kendisini farklı kılacak dönüşü hiçbir zaman almıyor film.

***Yazının bundan sonraki bölümü Geçen Yaz ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Geçen Yaz: Nostaljik Bir Yaz Esintisi

Herkesin üzerinden seneler geçse de anlatmaya doyamadığı, arada bir bir kokunun tetiklediği arada bir de bir arkadaşa rastlayınca anımsamaktan hiç vazgeçmediği bazı anıları mevcuttur. Tam da bu anılardan birini ekrana taşıyan Geçen Yaz, aslında niyetini her hâliyle belli ediyor. Yazlığa giden yolda başlayan film, hikâyenin odaklandığı macera biterken, yani yazlıktan gerçek yaşamın sorumluluklarına geri dönerken son buluyor. Kendisine odaklanmak üzere herkesin yaşamı boyunca yüzünde bir gülümsemeyle anımsayacağı bir dönemi seçen film, o dönemi aynı anılarımızdaki gibi canlandırıyor. Çocukluk arkadaşlıklarını, parıldayan güneşi, kumsalı, denizi, yaz aşklarını, ilk aşkları, kısacası her şeyi hatırlamak istediğimiz gibi sunuyor. Bu arkadaşlar, halen sosyal platformda var olmak, beğeni toplamak için anın keyfini çıkarmayı bir yana koymamış ve yaşamın akışı içinde başka yönlere savrulmamışken yaz tatilini geçirmek üzere buluşuyor. Film, hadiseleri ergenlik dönemine girmiş, yetişkin olmaya başlayan Deniz’in bakış yönünden göz önüne seriyor. Deniz, ablası ve onun arkadaş grubuyla vakit geçirerek kendisini yetişkin gibi hissetmek istiyor ve hatta grubun ana üyelerinden Aslı’ya aşık oluyor. İnsanın damağında tatlı bir his bırakan film, aslında anlatmak için kendisine hem çok güvenli hem de çok tehlikeli bir hikâye seçiyor. Zira insan, anımsamaktan bu kadar keyif aldığı bu dönemi anlatmaktan yorulmadığı gibi üzerine hikâyeler yazmaktan da bir türlü bıkmıyor. Hâl böyle olunca bu sıcak fakat tanıdık hikâye, benzerlerinden sıyrılmak için değişik bir dokunuşa ihtiyaç duyuyor.

Sinematografisiyle öne çıkan film içtenyetini yakalamasını sağlayan diyalogları ve Deniz’in bakış açısını tüm nahifliğiyle, çıplaklığıyla konu alıyor olmasıyla kendine özgü bir ton yakalıyor ve böyle anlarla hayat buluyor. Lakin hikâye boyunca hadiselerin gidişatı daima tahmin ettiğimiz yolda ilerliyor, hatta Deniz’in Aslı’ya yeni tanımaya başladığı cinsel arzularıyla baktığı bu anlar bile tekrara düşüyor. Bu tahmin edilebilirlik filmin özellikle başlarında içtenyetini ve komedisini destekliyor fakat hikâye ilerledikçe seyirci olarak yeni bir şey aramaya başlıyoruz. Bu noktada devreye sokulan sitenin yakışıklı, tehlikeli ve daha da mühimsi Aslı ile birlikte olma ihtimali çok daha yüksek miktarda olan hovarda çocuğu Burak (Halit Özgür Sarı) klişelerden bir araya gelen güvenli bölgede ilerleyen gidişata yeni ve beklenmedik bir dönüş kazandırmak için yeterli olmuyor. Üniversite sınavının sonucunu bekleyen karakterlerin gerçek hayata attığı ilk adımın arka planda ilerleyen stresi nihayet neticelendiğında karakterlerin yaşadıkları inişler ve çıkışlar, onları, özellikle Aslı’yı, çoğunlukla Deniz’in gördüğü kadar, onun merceğinden bakarak tanıdığımız için yeteri kadar etkileyici olmuyor. Herkesin özlemle andığı bir döneme odaklanan film adeta kendisine bu büyüyü bozmamak adına bir hayal kalkanı inşa ediyor ve bu kalkanın içerisine en azından yaz bitene kadar gerçek yaşamın sıkıntılarına, acılarına dair bir şeyin sızmasına izin vermiyor. Bütün karakterler hemen hemen aynı ekonomik sınıflara mensup hayatlar yaşıyor, geçmişte yaşadıkları travmaların derinliklerine genelde inilmiyor ve karakterlerin hayallerinin paramparça olduğu anlarda bile yaz bir biçimde sürdürmekte.

Geçen Yaz, her insanın yaşamında yaşanan, ilerleyen zaman içinde de anımsandıkça -yüzünde- bir tebessüm yaratan kıymetli bir dönemi odağına alıyor. Anıların tüm sıcaklığını ve içtenyetini hissettiren film, akıllarda köşeleri yontulmuş bir hayal olarak yer ediniyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu