Dizi Haberleri

Friends The Reunion: Eski Dostlar ve Anılarla Dolu Bir Gece

Friends The Reunion: Eski Dostlar ve Anılarla Dolu Bir Gece, Sinema ve dizi takipçileri için Friends The Reunion: Eski Dostlar ve Anılarla Dolu Bir Gece konusunu ele aldık.. Yazımızda Friends The Reunion: Eski Dostlar ve Anılarla Dolu Bir Gece ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Friends The Reunion: Eski Dostlar ve Anılarla Dolu Bir Gece

Friends ekranlara geri dönecek mi, ekip ne zaman bir araya gelecek, yeni bir film yapılacak mı gibi sorular nerdeyse 2004’ten, yani dizi tam 10 sezon yayında kaldıktan sonra finalini yaptığından beri hem dizinin hayranları olarak bizlerin kafasında dönüp duruyor hem de sürekli olarak gündeme geliyordu. En sonunda herkesin dört gözle beklediği hamle yapıldı, ekip yalnızca bir geceliğine yeniden buluştu; bol bol sohbet edildi, sıkıca sarılındı, 10 yıl boyunca ev gibi bilinen o setin her bir köşesinde yeniden gezildi, anılar yad edildi ve kafaları kurcalayan tüm sorularla birlikte Friends defteri de sonsuza dek bir daha açılmamak üzere kapandı.

2019 senesinde WarnerMedia’nın HBO Max için ekibi yeniden buluşturacak bir Friends bölümü hazırlayacağı haberi açıklamalduğundan bu yana dizinin sevenleri için heyecanlı bir bekleyiş başladı. 27 Mayıs’ta nihayet bu bekleyiş bitti ve Central Perk’te bir kahve eşliğinde edilen, bitmek bilmeyen sohbetlere, söylenen şarkılara, Monica’nın mor duvarlarına kahkahalar ve içten sohbetlerin sindiği dairesine seneler sonra yeniden kavuştuk. Birçok insan, yaşanan ilk görsellerle birlikte karakterlerin de insan olduğunu bir anlığına unutup zamanın vücutlarında bıraktığı izleri konuştu. Halbuki onlar da tıpkı diğer herkes gibi halen 20’li yaşlarının ortalarındalarken tanıdığımız hâllerinde donup kalmayacaklardı. Dizinin olabileceken sıkı takipçisi olmayan bireyler botoks, dolgu gibi konuları konuşurlarken; Phoebe, Rachel, Ross, Joey, Chandler ve Monica’nın eski dostları onları seneler sonra yine aynı ortamda eksiksiz görmenin mutluluğunu yaşadı. 27 Mayıs geldiğinde ise kurgusal bir hikâyesi olmayan bölümde, dizinin yaratıcıları Marta Kaufmann, David Crane ve yapımcısı Kevin Bright’ın da katıldığı bir geceyle dostlarımızın ailemiz olduğu o dönemi ziyaret ettik, senelerdır görmediğimiz dostlarımızı gördük, göremediklerimizi de andık. En kuvvetli anları ana karakterleri bir başkası olmadan bir araya getirdiği zamanlar olan bölüm, alacağı izlenme oranı göz önünde bulundurularak hesaplandığı belli olan bazı adımları dışında özellikle dizinin sıkı hayranları için tam anlamıyla bir kavuşmaydı. Bittiğinde ise hepimiz yaşamımızın o döneminin artık geçmişte kaldığını kabullendik.

Friends The Reunion: Dostlar Arasında

Kurgusal bir hikâyesi olmasa da dünyanın dört bir yanından bir çok değişik insanı kendisine hayran eden, final bölümüyle hemen hemen 52 milyon insan aracılığıyla izlenilen bir diziye yapılacak yeni bir dokunuş olduğu için bu bölümün omuzlarındaki yük bi hayli ağırdı. Ekibi bir araya getiren bölüm, belli ki bazı sınırları aşmamak, herkesi tatmin etmek gibi nedenler göz önünde bulundurularak bazı kararlar verilerek oluşturulmuş. Bu kararların bölüm üzerindeki belirleyici varlığı ise özellikle James Corden’ın moderatörlüğünde gerçekleşen, Cara Delevingne, Cindy Crawford gibi isimlerin katıldığı defile gibi sürpriz anlara sahne olan sohbet bölümünde hissediliyor. Lakin aslında bir buluşma gecesi olan bölüm, özellikle dizinin sıkı hayranları için zamanda keyifli bir gezinti imkânı sunuyor.

Dizinin yaratıcıları ve hatta başrol oyuncuları bile bugüne dek kendilerine diziyle alakalı sorular yöneltildiğinde her zaman geçiştirme odaklı yanıtlar vermeyi tercih etti. Bu bölümde de yine dizinin yaratıcıları, Friends’in yeni versiyonlarına karşı hislerini, karakterlerin hayatlarının çok iyi bir noktasında hikâyenin sonlandığını ve daha fazla detaylandırmanın bugüne dek anlatılanlarla yakalanan duyguları da zedeleyeceğini söyleyerek özetliyor. Tüm bunlar düşünüldüğünde, Friends: The Reunion bölümünün dizinin arka planında yaşananların ve karakterlerin hayatlarının belli sınırlarını aşmadan, bütün seyircileri tatmin edecek biçimde inşa edilmiş bir bölüm olması aslında sürpriz bir durum değil. The Reunion bölümü, stüdyonun göz alıcı ışıklarının, herkese diziyi ne kadar çok sevdiklerini anlatan ünlü isimlerin ardından aslında dizinin sıkı hayranlarına hitap ediyor, onlara eski dostlar ve anılarla dolu bir gece armağan ediyor.

Friends’in belki de en kuvvetli özelliğinin içtenyeti olduğunu diziyi izleyen herkes biliyor. Henüz 20’li yaşlarındayken tanıdığımız ve ardından hayatlarının belki de en belirsiz zamanında iyi ve kötü anlarını paylaşımı yaptığımız Ross, Rachel, Chandler, Phoebe, Joey ve Monica ile sahip olduğumuz farklı kültürlere, geçmişlere, hayatlara rağmen kurduğumuz bağ da gücünü bu içtenyetten alıyor. The Reunion bölümü en başta seyirciye hem iyi hem kötü günlerinde, hayatlarının bir zamanında mutlaka ellerinden tutan Friends’in bu yönünü anımsatmaya önem veriyor. Ortaya çıkan bölüm aracılığıyla, özlemle andığımız anılara, ne üstlerine bir şey koyarak ne de eksilterek onları hiç bozmadan yolculuk ediyor, bir dönemi paylaşımı yaptığımız altı sıkı dostumuzla hasret gideriyoruz.

Bölüm boyunca başta Maggie Wheeler olmak üzere şöyle bir uğrayıp giden diğer tanıdıklar, anılarda yapılan bu yolculuğu daha da kıymetli kılıyor. The One with the Embryos, The One Where Ross Finds Out, The One with the Jellyfish, The One Where Everybody Finds Out gibi efsaneleşmiş bölümlerden okunan sahneler, bizlere hem o bölümleri ziyaret etme hem de David Schwimmer, Jennifer Aniston, Lisa Kudrow, Courteney Cox, Matt LeBlanc ve Matthew Perry’yi karakterlerini canlandırırken bir kez daha izleme fırsatı sunuyor. Aynı zamanda birlikte 10 yıl geçirdikleri sette dolaşırlarken yaşadıkları hisleri, önceden söylemedikleri ufak ayrıntı kısmı da paylaşmak istedik. Oyuncu ekibinde bulunan bulunan isimler birbirlerine hayatlarının en kıymetli dönemlerinden birini paylaşımı yaptıklarını, o dönemi yalnızca birbirleriyle anabileceklerini anlatan bakışlar attıklarında, ekran başında bizler de bu duyguyu hissediyoruz. Çünkü, onların hayatlarını yakaladıkları başarı sebebiyle sonsuza dek değiştiren Friends’in, bizleri de dostluğa, her düştüğümüzde ayağa kalkabileceğimize inandırarak sonsuza dek değiştirdiğini bilinmekte. Zaten David Beckham’dan Malala Yousafzai’ye veya dünyanın dört bir yanında yaşayan diğer insanlara kadar herkesin yaşamına dokunmayı başarmış olan dizinin en büyülü yanı da bu.

Uzun seneler bekledikten sonra nihayet kavuştuğumuz Friends: The Reunion bölümü, dizinin içtenyetiyle bir döneme iz bıraktığı gerçeğinin altını çizerken, hem ekran başındaki hem de dizideki eski dostları bir araya getiriyor ve yalnızca Friends hikâyesini paylaşmış olanların anlayabileceği, keyifli fakat biraz da buruk bir buluşmayla bir devrin kapısını bir daha açılmamak üzere kapatıyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu