Sinema Haberleri

Cryptozoo

Cryptozoo, Sinema ve dizi takipçileri için Cryptozoo konusunu ele aldık.. Yazımızda Cryptozoo ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Cryptozoo

Sundance’in “Biraz da hayal gücü” diyen filmlerinden Cryptozoo “emeğe saygı” noktasında dudak uçuklatan fakat bunun biraz ötesine geçmeyi de başaran bir animasyon film. Hepimiz gibi dünyanın değişmesini istiyor. Bu isteğini dile getirmek için de marjinallik kavramına hak ettiği değeri vermenin peşinde. Mitolojik canlıların (“Cryptid” diyorlar) insanlarla aynı dünya çapında, fakat onlardan gizlenerek yaşadığı bir evrendeyiz. Onları bir ütopyaya kavuşturmak isteyen başkişiliğimizin adı Lauren. Elbette ki her güzel niyetin karşısında olduğu gibi, bu niyetin karşısında da dikilecek bir iktidar uzvu var… Bu canlıların insanlarla yaşamasının doğru olmadığını, hapsedilmeleri gerektiğini, ordu yararına kullanılması gerektiğini düşünen hükûmet yetkilileri… Cryptozoo’da anlatılan hikâye bilmediğimiz bir hikâye değil, akla ilk gelen filmlerden biri Brad Bird’ün harika The Iron Giant’ı örneğin. Lakin Cryptozoo tabi ki ki daha queer bir film, öyle ki filmdeki ilk günah bir erkek ve kadının cinsel ilişkisinden sonra işleniyor. Dash Shaw, filminde bizi psikedelik bir dünyaveyavet ediyor. Neyin renkli, neyin renksiz olduğunun mühim olduğu bir dünya burası ve bir yanıyla cazip, bir yanıyla korkutucu. Shaw, en büyük yaratıcılığını işin zanaatında ve sanatında gösteriyor. Elle çizilmiş, kuralsızca renklendirilmiş, son derece kişisel bir “ütopya”sı var ve bu dünyanın içinde seyirci olarak süzülmek harika bir deneyim. Bu evcilleştirilmemiş, vahşi dünya o kadar geniş bir hayal gücüne sahip ki, filmi izlerken bununla yetinmek bile olabilecek. Kısa olaraksı, yalnızca bu kadarı bile Cryptozoo’yu ABD’nin son senelerda çıkardığı en yaratıcı animasyonlardan biri yapıyor. Lakin aynı zincirlerini kırmışlığı, filmin dünyasına göre çok daha mülayim kalan hikâyesinde tespit etmek pek olabilecek değil. Shaw, kolay bir şekilde ve formül bir hikâyeyi sırtını animasyon hususundaki yetkinliğine ve yaratıcılığına dayayarak anlatıyor biraz. Az önce adını geçirdiğim The Iron Giant’ın da hikâyesi karmaşık demek ne olabilecek; fakat kahramanlık ve insan ırkı üzerine dile getirdiği şeyler, açtığı çemberi kapatmasını sağlayan bazı iyi fikirleri mevcuttur bu basitliğin içinde. Benim nezdimde Cryptozoo’yu çok iyi bir film yapmaktan alıkoyan tarafı da bu. Bu yazı ilk kez 5 Şubat 2021’de, Kaan Karsan’ın Sundance Film Festivali kapsamı içinde kaleme aldığı festival günlüklerinin bir parçası olarak yayınlandı.
Cryptozoo
Cryptozoo
2021-06-25
Kaan Karsan

Yazar Puanı

Puan – 65%

65

65%

Sundance’in “Biraz da hayal gücü” diyen filmlerinden Cryptozoo “emeğe saygı” noktasında dudak uçuklatan fakat bunun biraz ötesine geçmeyi de başaran bir animasyon film.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!

65

Sundance’in “Biraz da hayal gücü” diyen filmlerinden Cryptozoo “emeğe saygı” noktasında dudak uçuklatan fakat bunun biraz ötesine geçmeyi de başaran bir animasyon film. Hepimiz gibi dünyanın değişmesini istiyor. Bu isteğini dile getirmek için de marjinallik kavramına hak ettiği değeri vermenin peşinde. Mitolojik canlıların (“Cryptid” diyorlar) insanlarla aynı dünya çapında, fakat onlardan gizlenerek yaşadığı bir evrendeyiz. Onları bir ütopyaya kavuşturmak isteyen başkişiliğimizin adı Lauren. Elbette ki her güzel niyetin karşısında olduğu gibi, bu niyetin karşısında da dikilecek bir iktidar uzvu var… Bu canlıların insanlarla yaşamasının doğru olmadığını, hapsedilmeleri gerektiğini, ordu yararına kullanılması gerektiğini düşünen hükûmet yetkilileri… Cryptozoo’da anlatılan hikâye bilmediğimiz bir hikâye değil, akla ilk gelen filmlerden biri Brad Bird’ün harika The Iron Giant’ı örneğin. Lakin Cryptozoo tabi ki ki daha queer bir film, öyle ki filmdeki ilk günah bir erkek ve kadının cinsel ilişkisinden sonra işleniyor.

Dash Shaw, filminde bizi psikedelik bir dünyaveyavet ediyor. Neyin renkli, neyin renksiz olduğunun mühim olduğu bir dünya burası ve bir yanıyla cazip, bir yanıyla korkutucu. Shaw, en büyük yaratıcılığını işin zanaatında ve sanatında gösteriyor. Elle çizilmiş, kuralsızca renklendirilmiş, son derece kişisel bir “ütopya”sı var ve bu dünyanın içinde seyirci olarak süzülmek harika bir deneyim. Bu evcilleştirilmemiş, vahşi dünya o kadar geniş bir hayal gücüne sahip ki, filmi izlerken bununla yetinmek bile olabilecek. Kısa olaraksı, yalnızca bu kadarı bile Cryptozoo’yu ABD’nin son senelerda çıkardığı en yaratıcı animasyonlardan biri yapıyor. Lakin aynı zincirlerini kırmışlığı, filmin dünyasına göre çok daha mülayim kalan hikâyesinde tespit etmek pek olabilecek değil. Shaw, kolay bir şekilde ve formül bir hikâyeyi sırtını animasyon hususundaki yetkinliğine ve yaratıcılığına dayayarak anlatıyor biraz. Az önce adını geçirdiğim The Iron Giant’ın da hikâyesi karmaşık demek ne olabilecek; fakat kahramanlık ve insan ırkı üzerine dile getirdiği şeyler, açtığı çemberi kapatmasını sağlayan bazı iyi fikirleri mevcuttur bu basitliğin içinde. Benim nezdimde Cryptozoo’yu çok iyi bir film yapmaktan alıkoyan tarafı da bu.

Bu yazı ilk kez 5 Şubat 2021’de, Kaan Karsan’ın Sundance Film Festivali kapsamı içinde kaleme aldığı festival günlüklerinin bir parçası olarak yayınlandı.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu