Sinema Haberleri

Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie

Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie, Sinema ve dizi takipçileri için Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie konusunu ele aldık.. Yazımızda Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie

93. Akademi Ödülleri’nin En İyi Uluslararası Film dalında Polonya’yı temsil eden Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie; izole, korunaklı ve rahat bir sitenin çaresiz, amaçtan yoksun ve içlerindeki boşluk hissiyle boğuşan orta sınıf elemanı sakinlerince arzu nesnesi ve kurtarıcı hâline dönüştürülen, annesini Çernobil felaketinden sonra kaybetmiş, Pripyat doğumlu bir göçmen olan Zenia’nın büyülü hikâyesine odaklanıyor. Dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Venedik Film Festivali’nde yapan filmin yönetmen koltuğunda The Other Lamb, Mug, Body ve In The Name Of filmlerinin yönetmeni olan Małgorzata Szumowska var. Kendisine Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’tan önceki tüm filmlerinde görüntü yönetmeni olarak eşlik eden Michal Englert, bu kez yönetmen olarak eşlik ediyor. Filmin konusunu da birlikte yazan yönetmenler, günümüzün dünyasında ilerlemenin belirli bir sınıfa sağladığı konfora dikkat çekip yine aynı sınıfa mensup bireylerin ruhundan ve dünyanın kendisinden götürdüklerini irdelerken, bu sorunla hemen hemen tüm filmlerinde yüzleşmeye çalışan Andrey Tarkovsky’yi yardıma çağırmışlar. Szumowska, Zenia rolü için adaylar düşünürken Stranger Things izleyen oğlunun önerisiyle Alec Utgoff’la iletişime geçmiş ve uzun uğraşlar neticesinde Utgoff’u ikna etmeyi başarmış. Utgoff’un cazibesi ve azmi, her yerde rastlayamayacağınız türden enteresan, gizemli ve bir o kadar da sıradan bir süper kahramanın resmedilişini olabilecek kılmış. Zenia’nın annesiyle olan ilişkisinde, yönünü kaybetmiş insanları kurtarma çabalarında, bardakları hareket ettirişinde ve Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’ın sinematografisinde, filmleriyle yönünü bulmakta zorlanan insanlık için dua ettiğini söyleyen Tarkovski sinemasının izlerini sürmek olabilecek. Bir Daha Asla Kar Yağmayacak: Orman Manzaralı Çaresizlik Filmin açılış sekansında büyülü ve gizemli bir düş ormanından çıkıp gelen masör, hipnotizmacı, şifacı, dünya çapındaki tüm dilleri konuşabilen, piyano çalabilen, müthiş bir biçimde dans edebilen Zenia, film boyunca elindeki masaj yatağıyla kapı kapı dolaşarak Varşova’daki site sakinlerinin dertlerine deva olmaya çabalıyor. Zenia tüm bu ayrıntı kısmına rağmen, olabileceken Ukrayna-Rusya savaşından kaçıp Varşova’da kalacak yer bulabilmek için göçmenlik bürosuna başvuran, belediye otobüsüyle seyahat eden, yoldaki arabaların sıçrattığı çamurla pantolonu ıslandığında sitemle bakan, Çernobil felaketinden sonra annesinin ölümüne engel olamamış, ücreti karşılığında masaj yapan hepimiz gibi sıradan bir insan bunun yanı sıra. ***Yazının bundan sonraki bölümü Bir Daha Asla Kar Yağmayacak ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.*** Zenia öylesine çetrefilli ve büyülü bir karakter ki, Andrey Tarkovsky’nin başyapıtı Stalker (1979) filmindeki Çernobil’i anımsatan Bölge’de doğup büyüyen, doğuştan dezavantajlı ve mucizevi kız çocuğunun filmin sonundaki ikonik sahnede bardakla oynadığı gibi düşünce gücüyle bardakları hareket ettirebiliyor. Yine aynı filmdeki İz Sürücü’nün motivasyonuna benzer biçimde inanç ve amaçtan yoksun insanları hipnotize edip düşlerin ve anıların ormanında belki çocukluğun masumiyeti, belki yalnızlığı, belki de sevgisizliğiyle yüzleştirebiliyor. Bunun yanı sıra Tarkovsky’nin bir diğer filmi Zerkalo’nun (1975) baş kişiliği gibi annesiyle bir türlü hesaplaşamamış ve pişmanlıkla dolu bir kalbe sahip. Hem de tıpkı Zerkalo’daki gibi, filmdeki herkes kendisiyle birlikte olmaya can atarken, Zenia’nın film boyunca romantik ve yoğun bir ilişki kurabildiği tek kişi olan Wika, anılarındaki annesiyle aynı kişi. (Weronika Rosati) Hem insanüstü hem de insani açıdan çok katmanlı bu baş kişiliğin duygu derinliği ve gizemli yolculuğu tek başına çok cezbedici bir fikir. Zenia’nın kişisel derinliğinin bunun yanında, site sakinleriyle karşı karşıya geldiğı anlar da yer yer bi hayli absürt ve etkileyici fakat, Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’ın bir taşlama…
Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie
Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie
2021-06-08
Muhammed Sadık Özçelik

Yazar Puanı

Puan – 65%

65

65%

Göçmenlik, sınıfsal ayrışma, küresel ısınma, yabancı düşmanlığı, yalnızlık, maneviyattan yoksunluk, sevgisizlik, ölüm korkusu ve yozlaşma gibi bir çok konuyu mizahi bir dille ve rüyalarla gerçekliğin birbirine karıştığı görsel bir atmosferle sunan ve hâliyle sınıflandırılmayı reddeden bir film var karşımızda.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!

65

93. Akademi Ödülleri’nin En İyi Uluslararası Film dalında Polonya’yı temsil eden Bir Daha Asla Kar Yağmayacak – Sniegu juz nigdy nie bedzie; izole, korunaklı ve rahat bir sitenin çaresiz, amaçtan yoksun ve içlerindeki boşluk hissiyle boğuşan orta sınıf elemanı sakinlerince arzu nesnesi ve kurtarıcı hâline dönüştürülen, annesini Çernobil felaketinden sonra kaybetmiş, Pripyat doğumlu bir göçmen olan Zenia’nın büyülü hikâyesine odaklanıyor. Dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Venedik Film Festivali’nde yapan filmin yönetmen koltuğunda The Other Lamb, Mug, Body ve In The Name Of filmlerinin yönetmeni olan Małgorzata Szumowska var. Kendisine Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’tan önceki tüm filmlerinde görüntü yönetmeni olarak eşlik eden Michal Englert, bu kez yönetmen olarak eşlik ediyor.

Filmin konusunu da birlikte yazan yönetmenler, günümüzün dünyasında ilerlemenin belirli bir sınıfa sağladığı konfora dikkat çekip yine aynı sınıfa mensup bireylerin ruhundan ve dünyanın kendisinden götürdüklerini irdelerken, bu sorunla hemen hemen tüm filmlerinde yüzleşmeye çalışan Andrey Tarkovsky’yi yardıma çağırmışlar. Szumowska, Zenia rolü için adaylar düşünürken Stranger Things izleyen oğlunun önerisiyle Alec Utgoff’la iletişime geçmiş ve uzun uğraşlar neticesinde Utgoff’u ikna etmeyi başarmış. Utgoff’un cazibesi ve azmi, her yerde rastlayamayacağınız türden enteresan, gizemli ve bir o kadar da sıradan bir süper kahramanın resmedilişini olabilecek kılmış. Zenia’nın annesiyle olan ilişkisinde, yönünü kaybetmiş insanları kurtarma çabalarında, bardakları hareket ettirişinde ve Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’ın sinematografisinde, filmleriyle yönünü bulmakta zorlanan insanlık için dua ettiğini söyleyen Tarkovski sinemasının izlerini sürmek olabilecek.

Bir Daha Asla Kar Yağmayacak: Orman Manzaralı Çaresizlik

Filmin açılış sekansında büyülü ve gizemli bir düş ormanından çıkıp gelen masör, hipnotizmacı, şifacı, dünya çapındaki tüm dilleri konuşabilen, piyano çalabilen, müthiş bir biçimde dans edebilen Zenia, film boyunca elindeki masaj yatağıyla kapı kapı dolaşarak Varşova’daki site sakinlerinin dertlerine deva olmaya çabalıyor. Zenia tüm bu ayrıntı kısmına rağmen, olabileceken Ukrayna-Rusya savaşından kaçıp Varşova’da kalacak yer bulabilmek için göçmenlik bürosuna başvuran, belediye otobüsüyle seyahat eden, yoldaki arabaların sıçrattığı çamurla pantolonu ıslandığında sitemle bakan, Çernobil felaketinden sonra annesinin ölümüne engel olamamış, ücreti karşılığında masaj yapan hepimiz gibi sıradan bir insan bunun yanı sıra.

***Yazının bundan sonraki bölümü Bir Daha Asla Kar Yağmayacak ile alakalı keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Zenia öylesine çetrefilli ve büyülü bir karakter ki, Andrey Tarkovsky’nin başyapıtı Stalker (1979) filmindeki Çernobil’i anımsatan Bölge’de doğup büyüyen, doğuştan dezavantajlı ve mucizevi kız çocuğunun filmin sonundaki ikonik sahnede bardakla oynadığı gibi düşünce gücüyle bardakları hareket ettirebiliyor. Yine aynı filmdeki İz Sürücü’nün motivasyonuna benzer biçimde inanç ve amaçtan yoksun insanları hipnotize edip düşlerin ve anıların ormanında belki çocukluğun masumiyeti, belki yalnızlığı, belki de sevgisizliğiyle yüzleştirebiliyor. Bunun yanı sıra Tarkovsky’nin bir diğer filmi Zerkalo’nun (1975) baş kişiliği gibi annesiyle bir türlü hesaplaşamamış ve pişmanlıkla dolu bir kalbe sahip. Hem de tıpkı Zerkalo’daki gibi, filmdeki herkes kendisiyle birlikte olmaya can atarken, Zenia’nın film boyunca romantik ve yoğun bir ilişki kurabildiği tek kişi olan Wika, anılarındaki annesiyle aynı kişi. (Weronika Rosati)

Hem insanüstü hem de insani açıdan çok katmanlı bu baş kişiliğin duygu derinliği ve gizemli yolculuğu tek başına çok cezbedici bir fikir. Zenia’nın kişisel derinliğinin bunun yanında, site sakinleriyle karşı karşıya geldiğı anlar da yer yer bi hayli absürt ve etkileyici fakat, Bir Daha Asla Kar Yağmayacak’ın bir taşlama olarak güncel sosyolojik ve politik sorunlara yönelik bakışı bi hayli sıradan. İnsanlara şehrin keşmekeşinden uzak, orman manzaralı, güvenliği ve otoparkıyla doğanın içinde eşsiz daireler sunan sitelerde yaşayanların, ideal çekirdek ailelerin olduğu klişelerle dolu site reklamlarındaki gibi bir hayat süremediklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yönetmenler de film boyunca bu hayatların defolarına dair tespitlerini aceleci bir biçimde sıralıyor. Bir Daha Asla Kar Yağmayacak, ideal site yaşamının defolarını deşifre ederken arızalı ebeveyn-çocuk ilişkilerine, aldatmaya, uyuşturucu kullanımına, iletişimsizliğe, ölüm ve yaşlanma korkusuna, kibirli ve benmerkezci entelektüellere, yabancı düşmanlığına ve bir çok başka konuya değiniyor. Zenia’nın sırrı ve derinliğiyle yola çıkan film, dillere pelesenk olan tüm bu sorunlarla örülmeye çalışılan yüzeysel ve demode yapısı ve karikatürize yan karakterlerinin akla ilk gelen tipik resmedilişleri yüzünden etkileyici görsel atmosferini ve Tarkovsky’den devralmaya çalıştığı yoğunluklu sanatsal üslubu sağlam bir merkeze yerleştiremiyor.

Her şeye rağmen seyircisini allak bullak etmeye meyilli; anıların, rüyaların, korkuların, pişmanlıkların, kendini sevdirmek için, sevmek için, anlamak için, ölmemek için, biraz olsun iç huzura kavuşmak için debelenen bireylerin ardı sıra sıralandığı büyülü bir film Bir Daha Asla Kar Yağmayacak. Zenia, filmin sonuna doğru Wika’yla birlikte hazırladığı  sihirbazlık gösterisinde planda olmayan bir biçimde ortadan kaybolup geldiği yere, düşlerin ormanına dönüyor. Zenia gittiğinde neyin karın yeniden yağmasına yol açtığunu anlamak bi hayli zor. Belki gerçekten de karın yeniden yağması için beklediğimiz tüm kurtarıcıları unutup etrafa bakıp bağ kurabileceğimiz bir insan, bir ağaç, bir mezar taşı, bir köpek veya huzurlu bir ölüm bulup onunla bütünleşmemiz gerekecek.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu