Sinema Haberleri

Awake

Awake, Sinema ve dizi takipçileri için Awake konusunu ele aldık.. Yazımızda Awake ile alakalı tüm ayrıntı kısmı siz değerli okurlarımıza anlatmaya çalıştık.

Awake

Bu yılın başında, 2021 boyunca her hafta yeni bir filmi seyircilerine sunacağını “müjdeleyen” Netflix’te bu haftanın filmi de Uykusuz – Awake oldu. 9 Haziran’da seyirci ile buluşan film, kendisinden önce gelen diğer birden fazla “haftanın filmi” gibi yayınlandıktan sonraki birkaç gün içinde milyonlarca haneye ulaştı ve -olabileceken önümüzdeki günlerde Netflix’in iftiharla açıklayacağı üzere- onlarca ülkede en fazla izlenenler arasına girdi. Ne var ki bu izlenme sayılarını asla haklı çıkaramayan, Netflix yapımı filmlerde niceliğin çoğalmasıylabirlikte iyiden iyiye düşen standardın bile çok altında kalan bir film var karşımızda. Daha önce, çok ses getiremese de en azından orta karar eleştiriler alan Copenhagen ve Kodachrome filmlerine imza atan Kanadalı yönetmen Mark Raso’nun yönettiği, bunun yanı sıra Joseph Raso ile birlikte konusunu kaleme aldığı Awake, elektronik aksama sahip otomobiller dâhil tüm elektronik cihazların bir anda iş görmez hâle geldiği global bir felaket sırasında geçiyor. Lakin kısa süre sonra felaketin bundan ibaret olmadığı, artık hiç kimsenin uyuyamadığı, üstelik bu da yetmezmiş gibi uykusuzluğun insanlarda yol açtığu biyolojik ve psikolojik zararın normalin çok üzerinde bir hızla ilerlediği anlaşılıyor. Konusundan da anlaşılacağı üzere Awake, Netflix’in Bird Box ve Into the Night gibi yapımlarda karşılık bulduğunu gördüğü “enteresan bir felaket konusu bul ve filme dönüştür” formülünü kullanıyor. Felaketin kaynağı olarak bu kez uykusuzluk seçiliyor. Ne var ki Awake, ne bu felaketin kaynağını mantık sınırları çerçevesinde açıklanabilir bir temele oturtmakla, ne de ardından yaşananları derinlikli bir biçimde ele almakla ilgileniyor. Bundan dolayı de Awake’in 96 dakikalık zamanının sonunda başardığı tek şey, birkaç cümlelik bir sinopsisten ibaretken ilgi çekici duran bir düşüncesi alıp, Netflix üyelerine sunulabilecek bir filme dönüştürmesi oluyor. Bunun ötesine tek bir adım bile atamayan filmin en büyük günahı ise zaten daha en baştan bu yönde bir çaba sarf etmiyor oluşu. Mark ve Joseph Raso ikilisi, çıkış noktası olarak ele aldıkları düşüncesin üzerine pek düşünmeden, hikâye ve karakterler için açabileceği -açması gereken- kapıları görmezden gelerek, bunu yalnızca bir maceranın itici gücü olarak kullanmayı tercih ediyor. Awake: Netflix Usulü Felaket Filmi İnsanların kolektif olarak bir krizle baş etmek zorunda kaldığı felaket filmleri, veya bunun bir adım ötesinde bulunan post-apokaliptik filmler, insan doğasının karanlık köşelerine ışık tutmak, kriz anlarında kim olduğumuzu sorgulamak için ilgi çekici akıl yürütmelere zemin hazırlarlar. Nitekim Awake de kağıt üzerinde böyle bir potansiyele sahip. Lakin Awake’in, uykusuzluk ve ulaşan kitlesel yok oluş tehdidinin insanlar üzerinde yarattığı etkiyi ele alma şekli, olabilecek en yüzeysel yaklaşımın ötesine geçemiyor. Uykusuzluğun etkilerini, insanlar üzerindeki tahribatını göstermeye zaman ayırmak yerine, bir an önce aksiyonu başlatmak için acele ediyor ve “Bu felakete her ne yol açtıysa da uykusuzluğun etkilerinin normalin çok üzerinde bir hızda kendisini göstermesine neden oluyor.” gibi hiçbir dayanağı olmayan bir argüman öne sürüyor. İnsanların uyumamasının üzerinden daha bir iki gün geçmişken, kilisede bir grup çıldırmış insan, uyayabildiğini fark ettikleri ufak bir kızı Tanrı’ya kurban edip etmemeleri gerektiğini tartışıyor. Olayları hızlandırmak, zamana karşı bir yarış yaratmak adına bu topluca çıldırma hâlinin insanları müthiş şekillerde etkileyen bir dış faktöre bağlanması, insan doğasına dair bir şeyler söyleme imkânını filmin elinden alıyor. Çünkü artık karşımızda bir felaket anında kendi gerçek doğalarıyla yüzleşmek…
Awake
Awake
2021-06-12
Erhan Tan

Yazar Puanı

Puan – 25%

25

25%

Awake, Netflix’in Bird Box ve Into the Night gibi yapımlarda karşılık bulduğunu gördüğü “enteresan bir felaket konusu bul ve filme dönüştür” formülünü kullanıyor. Lakin, ne bu felaketin kaynağını mantık sınırları çerçevesinde açıklanabilir bir temele oturtmakla, ne de ardından yaşananları derinlikli bir biçimde ele almakla ilgilenmiyor. Netflix yapımı filmlerde niceliğin çoğalmasıylabirlikte iyiden iyiye düşen standardın bile çok altında kalan bir film var karşımızda.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!

25

Bu yılın başında, 2021 boyunca her hafta yeni bir filmi seyircilerine sunacağını “müjdeleyen” Netflix’te bu haftanın filmi de Uykusuz – Awake oldu. 9 Haziran’da seyirci ile buluşan film, kendisinden önce gelen diğer birden fazla “haftanın filmi” gibi yayınlandıktan sonraki birkaç gün içinde milyonlarca haneye ulaştı ve -olabileceken önümüzdeki günlerde Netflix’in iftiharla açıklayacağı üzere- onlarca ülkede en fazla izlenenler arasına girdi. Ne var ki bu izlenme sayılarını asla haklı çıkaramayan, Netflix yapımı filmlerde niceliğin çoğalmasıylabirlikte iyiden iyiye düşen standardın bile çok altında kalan bir film var karşımızda.

Daha önce, çok ses getiremese de en azından orta karar eleştiriler alan Copenhagen ve Kodachrome filmlerine imza atan Kanadalı yönetmen Mark Raso’nun yönettiği, bunun yanı sıra Joseph Raso ile birlikte konusunu kaleme aldığı Awake, elektronik aksama sahip otomobiller dâhil tüm elektronik cihazların bir anda iş görmez hâle geldiği global bir felaket sırasında geçiyor. Lakin kısa süre sonra felaketin bundan ibaret olmadığı, artık hiç kimsenin uyuyamadığı, üstelik bu da yetmezmiş gibi uykusuzluğun insanlarda yol açtığu biyolojik ve psikolojik zararın normalin çok üzerinde bir hızla ilerlediği anlaşılıyor. Konusundan da anlaşılacağı üzere Awake, Netflix’in Bird Box ve Into the Night gibi yapımlarda karşılık bulduğunu gördüğü “enteresan bir felaket konusu bul ve filme dönüştür” formülünü kullanıyor. Felaketin kaynağı olarak bu kez uykusuzluk seçiliyor. Ne var ki Awake, ne bu felaketin kaynağını mantık sınırları çerçevesinde açıklanabilir bir temele oturtmakla, ne de ardından yaşananları derinlikli bir biçimde ele almakla ilgileniyor. Bundan dolayı de Awake’in 96 dakikalık zamanının sonunda başardığı tek şey, birkaç cümlelik bir sinopsisten ibaretken ilgi çekici duran bir düşüncesi alıp, Netflix üyelerine sunulabilecek bir filme dönüştürmesi oluyor. Bunun ötesine tek bir adım bile atamayan filmin en büyük günahı ise zaten daha en baştan bu yönde bir çaba sarf etmiyor oluşu. Mark ve Joseph Raso ikilisi, çıkış noktası olarak ele aldıkları düşüncesin üzerine pek düşünmeden, hikâye ve karakterler için açabileceği -açması gereken- kapıları görmezden gelerek, bunu yalnızca bir maceranın itici gücü olarak kullanmayı tercih ediyor.

Awake: Netflix Usulü Felaket Filmi

İnsanların kolektif olarak bir krizle baş etmek zorunda kaldığı felaket filmleri, veya bunun bir adım ötesinde bulunan post-apokaliptik filmler, insan doğasının karanlık köşelerine ışık tutmak, kriz anlarında kim olduğumuzu sorgulamak için ilgi çekici akıl yürütmelere zemin hazırlarlar. Nitekim Awake de kağıt üzerinde böyle bir potansiyele sahip. Lakin Awake’in, uykusuzluk ve ulaşan kitlesel yok oluş tehdidinin insanlar üzerinde yarattığı etkiyi ele alma şekli, olabilecek en yüzeysel yaklaşımın ötesine geçemiyor. Uykusuzluğun etkilerini, insanlar üzerindeki tahribatını göstermeye zaman ayırmak yerine, bir an önce aksiyonu başlatmak için acele ediyor ve “Bu felakete her ne yol açtıysa da uykusuzluğun etkilerinin normalin çok üzerinde bir hızda kendisini göstermesine neden oluyor.” gibi hiçbir dayanağı olmayan bir argüman öne sürüyor. İnsanların uyumamasının üzerinden daha bir iki gün geçmişken, kilisede bir grup çıldırmış insan, uyayabildiğini fark ettikleri ufak bir kızı Tanrı’ya kurban edip etmemeleri gerektiğini tartışıyor. Olayları hızlandırmak, zamana karşı bir yarış yaratmak adına bu topluca çıldırma hâlinin insanları müthiş şekillerde etkileyen bir dış faktöre bağlanması, insan doğasına dair bir şeyler söyleme imkânını filmin elinden alıyor. Çünkü artık karşımızda bir felaket anında kendi gerçek doğalarıyla yüzleşmek zorunda kalan insanlar değil, küresel bir fenomenin etkisiyle değişmiş, gerçek doğaları dış etkenlerce bozulmuş bireyler var. Böyle bir tablo içinde ne kilisede karşı karşıya geldiğımız histerik grup ne de ardından gördüğümüz şiddete meyilli karakterler insanlığa dair bir şey söyleyebiliyor. Felaket filmlerinin belki de en ilgi çekici yanı olan bu akıl yürütmenin yokluğunda iş aksiyon ve gerilime kalıyor ama Awake’in bu konularda da vasatın üzerinde bir iş ortaya koyduğunu söylemek olabilecek değil. Ne Mad Maxvari bir aksiyondan söz edebiliriz ne de A Quiet Placevari bir gerilimden.

Daha en baştan bu felaketin sebebine mantıklı bir açıklama getirmeye zahmet etmeyen, komadaki tüm bireylerin bir anda uyanması yahut bireylerin en kuvvetli kimyasallarla bile uyutulamaması gibi hemen hemen doğaüstü hadiseleri bile Güneş’te yaşanan bir patlama sonucu bir araya gelen manyetik bozukluğa bağlayan film, finalinde de çıkış noktası kadar ucuz çözümler üretiyor ve başladığı gibi, üzerine çok düşünülmeden bitiriyor. Başrolde bulunan Gina Rodriguez‘in performansı, filmin vasatın üstüne çıkmayı başaran tek unsuru oluyor olmasına ama onun da gayreti etrafındaki diğer her şeyin zayıflığının bindirdiği yük altında ezilip gidiyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu